Aslında buraya gelene kadar ikisine karşıda ilgim yoktu.Hatta annem kahvaltı da agzıma zorla sokardı.İlk burda anladım kıymetli olduklarını.
Geldigim ilk hafta domatesin kilosu 3 ytl idi,salatalıkta 2 idi sanırım alamadıgım için tam hatırlayamıyorum.Markete girdigimde,pazardan geçtigimde o kıymetini bilemedigim zamanlarda zorla yedirilen domatesleri şimdi nasıl yemek istiyordum.Gözüm sürekli manav bölümüne kayıp kıpkırmızı,olgun,hepsi aynı boyutta olan kasa kasa domateslerdeydi.Ah bi kilo alsam elimde ısıra ısıra,tuzlaya tuzlaya yesem suyunu akıta akıta dedim.Sonra aklıma domatesi sevmedigim geldi.Kendine gel tuby sırf pahalı diye o cazip gelmemeli!Sonuç olarak dayanamayıp aldım.Ha tabi o vakitten sonra günlük vazgeçilmezlerim oldular.Tabi bu arada ucuzladı biraz.Ne zaman bir lokantaya gitsek tabakta domates geldi mi yüzüm gülüyor ve hayatta tabak boş gitmiyor.Türkiye'ye gittigimde ise domates aşkım annemi hayrete düşürdü.Hatta bana bi gün ta oradan domates ve salatalık yolladı : )burada bide tek bir tane domates,bir salata,bir muz tarttırıp utanmadan almasını ögrendim.
Kıymet bilmesini ögrenmek için bu kadar uzaklaşmam mı gerekti?sanırım evet.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

vallaha yüreğim burkuldu o haline biliyomusun. yazın sana bi kasa salçalık bursa domatesi alacam tubi. böyle hafif uzunca ve etli etli olanlar varya işte. onlardan. tuzlar tuzlar yeriz.
YanıtlaSilSaolasın Ahmetcim sende olmasan zaten...
YanıtlaSil