Dışarda ögrenci oldugunda en çok kullanacagın cümlerden birinin'param yok'ikincisinin 'açıım açç'olacagını söylemişlerdi.Umursamamıştım bunu çünkü 1.dönemim hiçte parasız geçmemişti,nolduysa 2.dönem çok mu yemege başladım ne yaptıysam sefil bir şekilde hayata devam: )
şimdi bizim odamız 2.katta,alt katta da lüks odalar var(titanic gb)kızın teki sürekli pencereden su attıgımızı iddaa ediyor.İki güne çıkıp geliyor,sorup duruyordu.Geçenlerde uyuyordum bu öküz(öküz tabirini kullanmamın sebebi:kız benim 3 katım kafamı kaldırsam gene göremeyebilirim kızı dev kız gb :D)geldi gene tepti kapıyı,benimde uykumu böldü ya nasıl sinirlendim.Açtım ne var bea dedim.Başladı gene ahksxukhsdıkhwıjhcıljljlkwejljwelşjwelşcopşşwd...! aşagı pirinç atan siz misiniz?dedi.Ben tutamadm kendimi gülmeye başladım.Ya bi koy git Allah aşkına biz pirinci bulsak alır pilav yaparız niye aşagı atalım.Bu lafın üstüne baya bi güldük tabi...harbi ya pirincimiz bile yok aşagı atıp kızı çıldırtalım.Şiimdi bakıyorum da odaya üst kattan oturdugum yerden görüş alanımda yiyebilme ihtimalim olan hiç bir şey yok;(Param'da yok.!
parra parraaaa parrraaaaaaaaaaaaaaaaa paraparapara....!!!!!''param yok çık çık çık pulum yok,çık çık çık malım mülküm olmasın ziyanı yok..!çık çık çık ama kimsenin cebinde olmadıgı aşikar.Yanii şuan hem açım hem param yok..!Yani 'PARA'mm parçaaaaaaaa PARA'm parçaaa'ım.
28 Mayıs 2009 Perşembe
18 Mayıs 2009 Pazartesi
ÇOK ÇOK ÖZLEYECEGİM GENE GENE GENE..!!
Gene geldi ayrılık vakti.Herkez uyuyor şimdi derinden,bende kısa ayrılıgımın arkasında bıraktıgım evima bakıyorum.Çok çabuk geçti gene 5 gün.Gene geldi ayrılık vakti.Aslında alıştım ayrılıkalra,özlemlere...Hatta arada ayrılmak istiyor,özlemek istiyorum,o zaman her şey daha kıymete biniyor.Bazen annemin gereksiz telaşlarını,ablamın saçma tartışmalarını,umutun inatlaşmasını,babamınsa her şeyini özlüyorum ordayken.Keşke yanımda olsalardı çok gelio agzıma.Ne zaman aglasam ailem olsaydı böyle üzülmezdim annem olsaydı....lar dolanıyor dilime.Şimdi annemin yanından geldim,sohbet ederken uyuya kaldı.En son 'otobüste biri bir şey verir içirir kuzum şiringa ile uyku ilacı koyuyorlarmış sakın içme midem bulanıyor de kızım aman dikkat et bilmedigin yerlere gitme sakın inanma kandırırlar yavrum...'falan diyordu.Anne işte.Canım annem benim artık bu eski filmlerde kalkmış sözlerini bile özlüyecem.1 saat kaldı gitmeme,yaırn bu saatlerde tüm özlemelrim başlamış bulunacak.Gene el sallıyacagım dolmuş gözlerim buruk kalbimle anneme,ablama,babama.İçim gidecek annem öyle aglayınca...Çok zor oluyor ya ayrılıklar,her ayrılık beni burkuyor.Ordan da buraya gelirken üzülmüştüm.Her gittigim yerde arkamda bıraktıklarım oluyor.Seviyorum sizi!CANIM AİLEM!!!BİR TANECİK ÇOK TANECİK DOSTLARIM!!!
14 Mayıs 2009 Perşembe
YAŞASIN YEMEK YEMEEEK:

Evet eveeet itiraf ediyorum!Konya'ya geldigime en çok midem bayram edecek onun için seviniyorum.Taam bizimkileri de çok özledim ama sevgi ile karın doymuyor dimi?:PHer gün aynı şeyleri ye yee bıkmıştım.Dardanel ton yiye yiye balık gb hissediyordum kendimi bi ara.Bi ara odaca o kadar sefildik ki hiç abartma yok 7 gün boyu makarna yedik 8.gün ise ne makarnamız vardı ne de makarnayı pişirecegimiz suyumuz ,yagımız bile yoktu;( Her odadan bir şeyler isteyip yapmıştık.Hele yurtta benim açlık anlarım çok berbat oluyor.Açım açım onu yemem bunu yemem bıktım diyee diyee hepsinin beynini tepiyorum.(bu aslı'nın terimi)Sonun da kendilerini bırakıp beni doyurup bu işkenceden kurtuluyorlardı.Bugun burdayım ya ben ve midem şoktayız aynı zaman da çok mutluyuz: )Şimdi annecim içerde mantı yapıyor,bende güzel,narin parmaklarımla sarma sardım.O kadar saat yemek için ugraşıyorsun löp löp yiyip bitiyo hepsi 15 dk içinde.Ben birazdan bu ziyafeti yaşarken oda arkadaşlarım makarnanın pişmesini bekliyor olacak.Ama yaşam bu,şimdi onların o halini düşünüp de iştahımı kaçırmak üzülmek olmaz dimi?Onu yapacagıma onların yerine de fazla fazla yerim olur biter ki:)Kesin kilo alıp gidecem yine,gidince bi spora başlasam süper olacak.Alma ihtimali oldugum her kiloya karşı bunları yemekten vazgeçmeyecemmmm.ham hamm hammmBu sagda gördügünüz güzeller güzeli tatlı bebiş benim yegenim oluyor.Bana ne kadar çok benzedigi ise muazzam bir şekilde ortada.Bende görmeden önce bu kadar benzeyebilecegini düşünmüyordum ama aglaması bile ben yau :)Şuan 54 günlük ecrin sultan,el üstünde tutuluyor.Babamın ecrin'i 'fındık kızım'diye sevdigini duyup Kıbrıs'dan arayıp nasıl öyle seversin beni öyle severdin sen diye haykırdıkdan sonra artık dedesi de onu mındık kızım diye seviyor:)Anlamı ne ya da ne demek istiyor bilmiyorum.Ama yok öyle benim sevişlerimi kapamaz gelir gelmez hanfendi.Tamamm tatlı bebek bana da benziyo ama gene de olmaz :) Kusura bakma teyzem.Farkettim de zaten çok şımartmışlar,hemen her şeye aglıyor,sürekli ilgi istiyor ben biraz kızdım ona ama.En güzeli de aynı böyle resimde ki gb uyurken omzuna alıp onun minik soluk alıp verişini hissetmek oluyor sonra ellerini alıp yiyiyorum ablam görmeden bide bacaklarını ısırıyorum yavaşca.ben gidip geldigim de daha da büyümüş olacak,göremeyecem o evrelerini.Bol bol seviyorum,kokluyorum şimdi onu.Teyze olmak apayrı bir şeymiş gerçekten ,çok farklı bir sevgi.herkes tatmalı:)
near east universty=ydu=Yalan Dolan üniversite!

Her gün aynı şeyleri yapmaktan çok sıkıldım.Sabah erkenden uyan staja git,anlaşılmayan saçma komik kıbrıs şivesi ile hastaların derdini anlamaya çalış yorgun argın yurta gel,duş al,uyu,kalk kütüphaneye gel,bir sürü ders çalışmak ile kesişmek arasında mutasyonunu tamamlayamamış insan toplulugu ile karşılaş,canın sıkılsın geri yurta dön sonra makyajını çıkarmaya üşenip uyu ve sonuç sivilce :)4 yıl boyunca böyle nasıl devam edecegim bilmiyorum.O degil herkes aynı durumda.Kıbrıs da okuyan ya da okumakta olan her ögrencinin sorunları var muhakkak.Onlar ne yaparsa yapsın haklılar bence.Burada kimsenin normal kaldıgını düşünmüyorum.Buraya gelip kendini kaybetmiş o kadar çok insan gördüm ki.İçkinin tadını tatmayıp her gün keş gb ortada dolaşan mı,5 vakit namaz kılarken kendini farklı şeylerin içinde bulan mı,hayatında kimseyle çıkmayıp burada iki günde bir sevgili degiştiren mi,buraya gelip ne olmalıyım delileri o kadar çok ki.Bu sebeple kendimle çok grur duyuyorum aslında,bu boklugun içinde gerçekten çok iyi yaşıyorum.Bazen de kızmıyor degilim kendime.Eskiden çok tuhaf,olmaması gereken şeyler artık çok olası yapılması gereken şeyler gb geliyor mesela.Bu üniversiteye gelince gerçekleşen bir şey mi yoksa kıbrıs'ın vermiş oldugu bir şey mi bilmiyorum.Bence buna kıbrıs olanak saglıyor.Burda her şey farklı geliyor bana:insanlar uzak,hayatlar yalan,herkes boş geliyor.Herkes amaçsız bir şekilde ortalıkta dolanıyor sanki.En iyi yaptıkları şey de dedikodu!Her yerde her daim dedikodu.O kız şunla şuraya gitmiş şunu yapmış,o şunla şöyle konuşmuş,çok ayıp etmiş,o her gün geziyor vs vs vs....Kim nerde nasıl ne yapıyor herkes ajan gb yani.Sen bir şey yapmasan da insanlar uydurur bir şeyler.Kimseyle çıkmasan lezbiyen yada geysin diye şüphelenirler,çıksan ayrılsan başkası ile çıksan başka bir şey derler,çok geszersen bu her gün bir yerde allah bilir neler yapıyo olur, en komigi hiiç yurttan çıkmazsanda:bu kız hiç dışarı çıkmyor kesin bir işler karıştırıyor derler:D Burda oldugun sürece kesin bişeysin yani.çünkü burası yalan dolan universite ydu;)
30 Nisan 2009 Perşembe
Yanda gördügünüz tablo 3.yurtun 5 tuvaletinden birine asılmış bulunan bir kagıt.Ne kadar komik geliyor de mi başta?Bende ilk gördügümde gülmüştüm.Hayır birde saçma olan bir şey var hatalı yapanları nasıl uyarabiliriz ki:D1tuvalete bir kişi giriyor dimi?yani sonuçta kimse kimsenin çişini nereye yaptıgını göremiyor.Zaten görülebilseydi böyle bir rezillik çıkmazdı ortaya.Aslında kime hak verecegimi bilmiyorum.120 kişinin 5 klozeti kullanmak zorunda kaldıgı,sabahları sıra bekleyecek yogunlukta oldugu ve beklenen sıranın sonucunda muazzam görüntülü tuvalete giren kat ögrencilerine mi;yoksa klozete işemek yerine yere yada çöp kutusuna işeme gb fantezileri bulunan,klozetin üstüne oturup insan gb tuvaletini yapmak yerine üstüne ayakları ile çıkıp bir kuş edasıyla işeyen insanlık mutasyonunu tamamlayamamış kişilerin bu görüntülerini temizleyen kat görevlilerine mi?Ben son derecede her ikisine de hak veriyorum.Suç insanları insanlıktan çıkaran böyle çılgınca düzenlenen düzensizlikten kaynaklanıyor.Ögrenci ne yapsın,görevli ne yapsın?Yapılabilecek çok şey yok sanıırm,evinizin ve alaturka tuvaletinizin kıymetini bilin :)
25 Nisan 2009 Cumartesi
klasik günüm.
Hava gene mükemmel sıcak.İki hafta sonraya kadar bu sıcaklıkta eriyebilirim ve buhar olup havaya karışırım diye korkuyorum.Şimdi her zaman ki gb üst ranzada olan yatagımda uzanmış kulagımda müzik,elimde pc gözüm arada dışarı kayıyor.Gelip geçen sevgililere,kankalara,kızları kesen erkeklere,üst yurtlardan bize bakmaya çalışan gözler takılıyo gözüme.O kadar çok şeye tanık oluyorum ki dışarı bakarken.Kimi bagıra bagıra tartışıyor,kimi bi onla bi onla aynı yerde aynı gün sevişiyo,kimi ise arabayı durdurup son ses müzikte halay çekiyo.Bide odada herkes gördüklerini digerine anlatıyor.Parçalar tamamlanıyor.Sonuç:aaa o çocuk ondan ayrılmış mı?öyle mi yapmış vay canına ama o kızdan olmazdı zaten gb yorumlar oluyor.güya okulda 20 bin ögrenci varmış ama ben hep aynı suratları görüyorum.Çogu arkadaşımla penceren muhabbet ediyorum.Gün içinde kesin görüyorum çünkü etrafa bakınırken.Çogu zamanda pencereye taşlar atılıyor.Bir gün küçücük odada birimizin kafasına gelecek.Hatta bir arkadaş taş yerine jelibon atıyordu pencereden:)Sevdigimden beni öyle çagırırdı.Bugun pek kimse yok kampüste haftasonu sebebi ile olsa gerek.
Bu boşluk içinde bugun ranzadan aşagı bile insem bana sosyal aktivite olacak gb duruyor.
Bu boşluk içinde bugun ranzadan aşagı bile insem bana sosyal aktivite olacak gb duruyor.
24 Nisan 2009 Cuma
rüyalarıma girmiş 'ydu yorumsuz'
Ketçap,mayonez manyagıyımdır biraz ben.Hamburgeri yerken mayonezin içinden akıvermesi,pizzanın üstüne şekilli muhteşem sıkımlar,içinde ketçap olmadıgı halde şişe ileısrarla debinişlerim...Bi ara odada ıkı gunde bir bitiyordu neyse ki okul mekanlarından 'chicken,egitim sarayı,cafe'lerden bol bol yürütüyorduk küçük paketlerden.Bi gün gittim menü aldım adam 1ketçap 1 mayonez koymuş.'Ne bu ya agzıma mı sıkayım bunları 2'şer daha veriri miziniz?' dedim.Adam: 'Artık birer tanesinden sonrası ücretli' dedi.'Ne ne nee nasıl yani şimdi ben bunlarla mı yiyecegim menüyü,şaka mı bu,parayla ketçap mayonez mi satılır yau!'dedim.Vala 'yeni karar böle' dedi arkasını döndü adam.anlaşıldı ki artık dışarda yemek yiyemiyecem,en kötüsü de exstra ketçap-mayonezimizin olamayışıydı.ulen suat ne adamsın bunu da paralı yaptın,son darbe.İki gün sonra gördügüm rüya ise dramımı oldukca iyi yansıtıyordu :
Okulda bi yerde sadece patates aldmışım.Sıkacam ketcabımı mayonezimi afiyetle yiyecegim hayali ile.Ama ne görsem ki.Görevli tabaga ne ketçap ne mayonez koymuş.Masadan bi sinirle kalkıp istiyorum verdigi cevap:ücretli!!bense tam beş kez şunu bagıra bagıra tekrarladım:bak kardeşim bu ne?patates di mi?patates diyince aklına ketçap mayonez gelecek!ketçap mayonez diyince aklına patates gelecek!Ben bunları haykırırken herkez toplanıp ketçap-mayonez istiyoruz diye bagırıyor veee kadın dayanamayıp veriyor tüm kutuyu.Tabi rüyamdaydı bu.Ama nasıl mutlu oldum nasıl:) mutlu son işte böyle olur.Uyandıgımda neremin açıkta kaldıgını kontrol ettim.:)
rüyama kadar girmiş ya ertesi gün gördügüm rüyayı anlatsam ne düşünülür bilmiyorum.Bu konuda efkarlı oldugum bi günde onu yazacagım.
domates salatalıga duyulan özlem
Aslında buraya gelene kadar ikisine karşıda ilgim yoktu.Hatta annem kahvaltı da agzıma zorla sokardı.İlk burda anladım kıymetli olduklarını.
Geldigim ilk hafta domatesin kilosu 3 ytl idi,salatalıkta 2 idi sanırım alamadıgım için tam hatırlayamıyorum.Markete girdigimde,pazardan geçtigimde o kıymetini bilemedigim zamanlarda zorla yedirilen domatesleri şimdi nasıl yemek istiyordum.Gözüm sürekli manav bölümüne kayıp kıpkırmızı,olgun,hepsi aynı boyutta olan kasa kasa domateslerdeydi.Ah bi kilo alsam elimde ısıra ısıra,tuzlaya tuzlaya yesem suyunu akıta akıta dedim.Sonra aklıma domatesi sevmedigim geldi.Kendine gel tuby sırf pahalı diye o cazip gelmemeli!Sonuç olarak dayanamayıp aldım.Ha tabi o vakitten sonra günlük vazgeçilmezlerim oldular.Tabi bu arada ucuzladı biraz.Ne zaman bir lokantaya gitsek tabakta domates geldi mi yüzüm gülüyor ve hayatta tabak boş gitmiyor.Türkiye'ye gittigimde ise domates aşkım annemi hayrete düşürdü.Hatta bana bi gün ta oradan domates ve salatalık yolladı : )burada bide tek bir tane domates,bir salata,bir muz tarttırıp utanmadan almasını ögrendim.
Kıymet bilmesini ögrenmek için bu kadar uzaklaşmam mı gerekti?sanırım evet.
Geldigim ilk hafta domatesin kilosu 3 ytl idi,salatalıkta 2 idi sanırım alamadıgım için tam hatırlayamıyorum.Markete girdigimde,pazardan geçtigimde o kıymetini bilemedigim zamanlarda zorla yedirilen domatesleri şimdi nasıl yemek istiyordum.Gözüm sürekli manav bölümüne kayıp kıpkırmızı,olgun,hepsi aynı boyutta olan kasa kasa domateslerdeydi.Ah bi kilo alsam elimde ısıra ısıra,tuzlaya tuzlaya yesem suyunu akıta akıta dedim.Sonra aklıma domatesi sevmedigim geldi.Kendine gel tuby sırf pahalı diye o cazip gelmemeli!Sonuç olarak dayanamayıp aldım.Ha tabi o vakitten sonra günlük vazgeçilmezlerim oldular.Tabi bu arada ucuzladı biraz.Ne zaman bir lokantaya gitsek tabakta domates geldi mi yüzüm gülüyor ve hayatta tabak boş gitmiyor.Türkiye'ye gittigimde ise domates aşkım annemi hayrete düşürdü.Hatta bana bi gün ta oradan domates ve salatalık yolladı : )burada bide tek bir tane domates,bir salata,bir muz tarttırıp utanmadan almasını ögrendim.
Kıymet bilmesini ögrenmek için bu kadar uzaklaşmam mı gerekti?sanırım evet.
Kıbrısa geldigim ilk gün geldi şimdi aklıma.Unutulmayacak zamanlarımdandı;tek başıma bambaşka bi yerde,şaşkın ne yaptıgını bilmez halde.Biraz bahsedeyim ozaman.
Babam mersin limanının 3. kapısına kadar yanımdaydı geri kalanını kendim halletmeliydim çünkü kimligini unuttugu için gelemeyecekti.bu durum her ne kadar ikimizide buruk bıraksada babam güven ve cesaret aşılıyordu bana bende basite indirgeyip içini rahatlatmaya çalışıyordum,oysa daha tek başıma konya dışına bile çıkmamıştım.şimdi ise kıbrısa gidiyordum.Feribot yolculugum boyu aglayıp 2 saat sonunda ilk defa gördügüm girne limanına tek başıma inmiştim.Şiş gözlerimle etrafa baktım ve herkez yabancı,tuhaf geliyordu gözüme.Kafamda milyon çeşit soru işaretleri ellerimde,önümde,arkamda 3 gidiş dönüşle taşıyabilecegim bavullarımla ilerledim o dehşet,korkunç çıkış sırasına.Kıbrıs'ın ilk kazıgını yemek üzere taksiye bindim. 50 ytl şoku ile yurtun önüne atmıştı bile beni.O kadar hazırlıklı gelmiştim ki her ne kadar yaşayacagım yurt:sadece 20metre kare,oturacak rahat bi koltugu bile olmayan,beş tuvalet ve duşu 120 kişi kullandıgı gb tek bir mutfagı bulunan çalışabılmen için ortamının bile olmadıgı bi yer olsa bile o0o0o kendimize has yatak haa süpermiş olmuştu ilk tepkim:=)annemlere de anlata anlata bitirememiştim.
İlk geçirdigim şokların güzelliklerinden bahsedeyim birazda.Yemek yemek için dışarı çıktım.Trafik sagdan aktıgı için hep ters yöndeydi kafam,ama saga sola bakmama hiç gerek yoktu sanki çünkü o işlek cadde de hepsi durmuş geçmemi bekliyordu.Şok ifadeyle yola bakakalmıştım.Geçmeli miyim?Bu insanlar benle dalga mı geçiyor?Neden suratıma sabırla bakıyorlar?Bunları cevaplayamadan hızla geçtim karşıya.Daha 100m yürümeden arabanın biri dibimde burdu ve:'Nereye gidiyon bea gardaş bu sıcakta gel bırakam seni istedigin yere'dedi.Şaşkınlıkla anlam veremeyerek:'Yok teşekkür ederim'dedim.Oglan ısrarla:'Gel be gardaş bu sıcakta çekilmez hiç deyince ne be ne gelecem senle,kimsin ki senin arabana bineyim ben, bas git sinirimi bozma benm sapıık mısın nesin..!!Çocuk öylece suratıma bakıp anlaşılan sen yeni geldin deyip son gaz gitti.Bi süre olana sinirlenmiştim,tabı bir haftaya ögrendim ve anladım ki:burada en normal şeylerden biri otostop çekmekmiş:)tabi ulaşım sıkıntı olur burada herkez birbirini arabaya alırsa:D
Babam mersin limanının 3. kapısına kadar yanımdaydı geri kalanını kendim halletmeliydim çünkü kimligini unuttugu için gelemeyecekti.bu durum her ne kadar ikimizide buruk bıraksada babam güven ve cesaret aşılıyordu bana bende basite indirgeyip içini rahatlatmaya çalışıyordum,oysa daha tek başıma konya dışına bile çıkmamıştım.şimdi ise kıbrısa gidiyordum.Feribot yolculugum boyu aglayıp 2 saat sonunda ilk defa gördügüm girne limanına tek başıma inmiştim.Şiş gözlerimle etrafa baktım ve herkez yabancı,tuhaf geliyordu gözüme.Kafamda milyon çeşit soru işaretleri ellerimde,önümde,arkamda 3 gidiş dönüşle taşıyabilecegim bavullarımla ilerledim o dehşet,korkunç çıkış sırasına.Kıbrıs'ın ilk kazıgını yemek üzere taksiye bindim. 50 ytl şoku ile yurtun önüne atmıştı bile beni.O kadar hazırlıklı gelmiştim ki her ne kadar yaşayacagım yurt:sadece 20metre kare,oturacak rahat bi koltugu bile olmayan,beş tuvalet ve duşu 120 kişi kullandıgı gb tek bir mutfagı bulunan çalışabılmen için ortamının bile olmadıgı bi yer olsa bile o0o0o kendimize has yatak haa süpermiş olmuştu ilk tepkim:=)annemlere de anlata anlata bitirememiştim.
İlk geçirdigim şokların güzelliklerinden bahsedeyim birazda.Yemek yemek için dışarı çıktım.Trafik sagdan aktıgı için hep ters yöndeydi kafam,ama saga sola bakmama hiç gerek yoktu sanki çünkü o işlek cadde de hepsi durmuş geçmemi bekliyordu.Şok ifadeyle yola bakakalmıştım.Geçmeli miyim?Bu insanlar benle dalga mı geçiyor?Neden suratıma sabırla bakıyorlar?Bunları cevaplayamadan hızla geçtim karşıya.Daha 100m yürümeden arabanın biri dibimde burdu ve:'Nereye gidiyon bea gardaş bu sıcakta gel bırakam seni istedigin yere'dedi.Şaşkınlıkla anlam veremeyerek:'Yok teşekkür ederim'dedim.Oglan ısrarla:'Gel be gardaş bu sıcakta çekilmez hiç deyince ne be ne gelecem senle,kimsin ki senin arabana bineyim ben, bas git sinirimi bozma benm sapıık mısın nesin..!!Çocuk öylece suratıma bakıp anlaşılan sen yeni geldin deyip son gaz gitti.Bi süre olana sinirlenmiştim,tabı bir haftaya ögrendim ve anladım ki:burada en normal şeylerden biri otostop çekmekmiş:)tabi ulaşım sıkıntı olur burada herkez birbirini arabaya alırsa:D
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
